Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB), geçmişte "çoklu kişilik bozukluğu" olarak bilinen, bireyin bilinç, hafıza, kimlik ve çevresel algısında kopukluklar veya süreksizlikler yaşadığı ciddi bir ruh sağlığı durumudur.
Kişinin zihninde birbirinden bağımsız, farklı karaktere, yaşa, anılara ve davranış kalıplarına sahip "alter" kimliklerin oluşması durumudur. DKB temelde şiddetli travmalardan (özellikle erken çocukluk döneminde yaşanan cinsel veya fiziksel istismarlardan) kaçmak ve hayatta kalmak için beynin bulduğu bir hayatta kalma ve savunma stratejisidir.
Kişinin düşüncelerinden, anılarından, hislerinden ve eylemlerinden anlık olarak kopmasıdır.
Sandığınızdan daha yaygındır; ancak yanlış teşhisler nedeniyle ortaya çıkması yıllar alabilir.
Zihinsel Çözünme
Bireyde birbirinden farklı duygu, düşünce, davranış ve hafıza örüntülerine sahip iki veya daha fazla kişilik durumu vardır. Bu kimliklerin her birinin kendi adı, yaşı, cinsiyeti ve geçmişi olabilir.
Zaman Kaybı
Önemli kişisel bilgilerin, yaşanan travmaların veya sıradan gündelik olayların hatırlanamaması. Bir kimlik bedeni kontrol ederken, diğer kimlik genellikle olan bitenden habersizdir.
Bedeninde Misafir Gibi Hissetmek
Kendi bedenini dışarıdan izliyormuş hissi (depersonalizasyon) ya da çevrenin gerçek dışı ve rüya gibi algılanması (derealizasyon) durumları sık görülür.
Ağır Fiziksel veya Cinsel İstismar
Çocukluk yıllarında (genellikle 9 yaş öncesi) tekrarlayan, çok şiddetli fiziksel, duygusal veya cinsel taciz DKB'nin en temel tetikleyicisidir.
Güvensiz Çevre
Kaosun, ihmalin veya tutarsız davranışların olduğu aile ortamlarında büyümek çocuğun dünyayla başa çıkamamasına ve zihinsel kopuşlar tasarlamasına neden olabilir.
Ekstrem Stres Kaynakları
Şiddetli savaş deneyimleri, doğal yıkımlar veya çok büyük kazaların yaratmış olduğu ölüm korkusu, kimliğin travmadan izole olması amacıyla parçalanmasına sebebiyet verebilir.
Pek çok kişi DKB'nin sadece bir Hollywood senaryosu olduğunu sanır. Ancak tıp ve psikoloji dünyasında tanınan, travma kökenli son derece gerçek ve acı verici bir nörobiyolojik ve psikolojik durumdur.
Çoğu zaman kişiler şizofreni ile karıştırır. Şizofreni bir psikoz boyutudur ve sanrılar/halüsinasyonlar içerir. DKB ise bir kişilik bölünmesi (dissosiyatif) durumudur; parçalar birbirinden bağımsız tepki verir.
Medya sebebiyle DKB hastalarının tehlikeli seri katiller olduğu varsayılır. Aksine, DKB hastalarının çoğu ciddi istismar mağdurudur ve başkalarından ziyade kendilerine zarar verme riski (intihar vb.) daha yüksektir.
DKB'si olan birine sokakta baktığınızda veya mesai sırasında fark etmeyebilirsiniz. Alternatif kimlikler (alterler) sıklıkla durumun gizliliğini korumak üzerine geliştirilmiştir, dışarıdan normal görülebilirler.
Tedavinin temel taşıdır. Sistem içindeki kimliklerin tanınması, sınırların belirlenmesi, çatışmaların azaltılması ve sonucunda işlevselliğin artırılması hedeflenir.
Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme terapisi, hastanın geçmiş travmatik anıları ve bunların izleriyle baş edebilmesi için uzmanlarca özenle uygulanır.
İşlevsiz inançları, düşünce kalıplarını veya davranışları yeniden yapılandırarak travmanın günümüz üzerindeki kalıntılarıyla başa çıkmayı sağlar.
DKB'yi iyileştirecek tek bir ilaç yoktur, ancak eşlik eden depresyon, uyku bozuklukları, akut anksiyete gibi semptomları kontrol altında tutmak için psikiyatristler ilaç reçete edebilir.
Tedavinin uzun vadedeki amacı, bölünmüş tüm kimlik parçalarını uyum içinde çalışabilen "tek bir bütün" haline, iş birliği yapan bilinçli bir benliğe kavuşturmaktır.
Tetikleyicilerden arındırılmış güvenli bir alan, sanat terapileri veya günlük tutma (ko-bilinç oluşturma süreci) terapinin ilerlemesi için gereklidir.
© Taha Aras Tarafından . Farkındalık İçin Hazırlanmıştır.